27 Ekim 2015 Salı

Okuma Halleri | Azra Kohen - Çi


"Fi " için OKUMA HALLERİ etiketini tıklayabilirsiniz...


2.Kitap - Çİ

Bu seriyi okuma sebebiniz ; merak . İkinci kitapta daha da emin oldum. Kim kime ne olacak merakıyla elinizden bırakamıyorsunuz. Baş karakter ne kadar Can Manay gibi gözükse de  benim karakterlerim Eti , Bilge ve Deniz. Kitap yine her şeyi barındırıyor ; cinsellik , siyaset , psikoloji , sosyoloji , dram , aşk , pişmanlık falan filan ... Altını çizdiğim satırlardan anlarsınız kitabın hangi yönü beni vurmuş ! Bu yüzden sizi resmin altına alayım ...



-" Adalet  ! Dünyayı altüst edebilecek kadar güçlü , asla var olmayacak kadar da güçsüz bir duygudur. Gelmesiyse bir mucize kadar nadirdir."

-" Hak etmeyene parlasın diye ışık tutmayı bırakırsak , o zaman gerçek yıldızları görebiliriz." 

- " Neydi kendisini böyle acizleştiren ! Hissettiği acizliğin kaynağını suçluluk duygusundan aldığını inkar etti hemen beyni , insan ancak kendini kandırdığında huzur bulan bir organizmaydı."

- " Sonbahar yağmurları... İçindeki boşluğun sanki suyla dolması gibiydi."

- " Toplum tarafından kabul gören tek deliliktir aşk. Deliriyorum sana."

-" İlkelliğin torpiliydi bu: Güzellik. Karakteri önemsizleştiren zehirli bir etkiydi. İzleyene ilham , yokluğunu çekene acı , avcısına amaç , aşığına neden , öfkeye güçsüzlük , yağmacığa hedef , sahibine başta kolaylık sonda lanet veren şey ..."

- " Duygularınızın sizi ele geçirmesine izin vermediğiniz kadar insansınız! Öfke, nefret , kıskançlık , hayal kırıklığı ... Bu duyguların kontrolü ele geçirip hemen bşr davranışa dönüşmesini engelleyebiliyorsanı gelişirsiniz. Peki ya aşk , sevgi , ümit... Bunların da mı davranışa dönüşmemesi gerekir. Evet , dönüşmemeli! Çünkü hissettiğimiz anda sevmek ya da kızmak, kafatasımızın içinde bulunan ve şu ana kadar bilinen en gelişmiş şeye, beynimize hakarettir. Duyguları hormonlarımız yaratır. Hormonlarımızı beynimizle filtrelemediğimiz sürece kafasının içinde değerli evrenler taşıyan zavallı hayvanlarız."

-" Hayatın üretim için insana bağışladığı konfor , üretmek yerine tüketim kaynaklı keyfe adanırsa sonuç hep aynı oluyordu: Keyfin ve konforun içinde kaybolan mutsuz, tatminsiz, intihar eğilimli kayıp insanlar."

- " Hayatımı analiz ettiğimde elimde olmayan şeylerin hayatımı nasıl şekillendirdiğini fark ediyorum . Mecburiyetler bizi belirli yollara sokuyor , sonrasında o yollarda seçme şansımız olsa bile mecburiyetlerimizin arkasına saklanıp harekete geçmiyoruz .

-" Kaybettiğin insanlarla daha kuvvetli bağlar kuramayacağın ya da kurduğun bağları artık deneyimleyemeyeceğin için ağlıyorsan problem yok devam et , rahatlarsın ama kendine acıdığın için ağlıyorsan lütfen mendillerimi harcama ."

- " Hayatının acınacak yanları olduğunu sanıyorsan yanılıyorsun , algını değiştir.! "

-" Başkalarının senin hayatını bu kadar etkilemesi sadece senin kontrolsüz zavallılığını gösterir."

- " her gün mutlaka hastaneye git ve onunla vedalaş . Onun en sevdiği müziği öğren , o müzikle birlikte ağla . Kendine sadece o müzikle ağlamana izin ver . Bir gün o müzik içinde o kadar etkisini yitirecek ki duyguların geçici olduğunu anlayacak bedenin."

-" Olmamız gereken şeye dönüşebilmek için küçük küçük darbelere ihtiyacımız vardır. Maalesef darbeler acıtır , büyürken acırsınız .... Ruhumuz acıdıkça kabuğumuz soyulur ... İçimizdeki güzellik dışımıza çıkana kadar ."

-" Bırakın hayat sizinle uğraşsın , acıtsın. İntikama düşmeyin , anlayın, anlayın ki öğretsin , değiştirsin. Bırakın hayat sizi kendinizle tanıştırsın."


Pi de görüşmek üzere ! :)

19 Ekim 2015 Pazartesi

Bir Pazar Kahvaltısı.


Evde ya da dışarıda olsun Pazarın tadı bizce kahvaltıyla çıkıyor bu konuda bir çoğunuzla hemfikiriz diye düşünüyorum. Sevdiceğim ve ben kahvaltı yapmayı zaten çok severiz ama Pazar günü daha bir özeniriz , Güne çok erken başlamak için sözleşiriz ve 08.30 gibi de buluşmuş oluruz. Çoğu zaman sevdiceğimde hazır kurulmuş kahvaltıya konarım ama ayda bir iki kez de sevdiğimiz ya da yeni yerler keşfedebileceğimiz semtlere gideriz. Oturduğumuz yerde Beğendik , Gurgum , Cumhuriyet , Butikek gibi yerler kahvaltı için çok ideal , güzel vakit geçireceğimiz yerler :) Beğendik ve Gurgum favorimiz. Bu sefer Çayyolu 'nda ki Beğendiğe gidelim dedik maksat özge araba sürsün , pratik yapsın :-D Sürdüm ama bacaklarım uzun bir süre titredi , durduramadım haftaya Yapracığa kadar süreceğim nereden baksak 40 km , bir duanızı alırım <3

 Neyse uzun lafın kısası Çayyolu - Beğendik kendimizi mutlu, rahat , evimizde gibi hissettiğimiz bir yer. 


Saatlerce oturup çay içebilirim dediğim bir yer ki rahat 3 saat kalkmadık sevdiceğimle :) Evde olduğu gibi orada da çay servisimi yaptı sağ olsun :) İlk bardak benim sonraki bütün bardaklar sevdicekten bizde böyle :))))


Dekorasyonuna ayrı bayıldım buranın diğer Beğendiklerden farkı dekorasyonu , daha şık , gösterişli...


Bir diğer farkı da balkonu var ve en azından yeşilliğe,parka bakıyor ve açık havada da kahvaltınızı yapabiliyorsunuz.

Pazarın hakkını böyle vermiş bulunuyorum. Mutlu Haftalar herkese :*

Bu tarz yazılarımı okumayı seviyorsanız " Geçmiş Günlerin Dedikodusu" etiketini tıklayabilirsiniz. 

16 Ekim 2015 Cuma

Rehber #19 | Kusurlu Bölgeler


Kimsenin kusursuz  olmadığının farkında ve kendimiz ile barışık olmamız gerektiğini savunur ve çooook sağlığımızı etki etmediği sürece estetik yaptırmanın oldukça sapkın ve kibirli bir hareket olduğunu düşünüyorum.  Yakın bir arkadaşımın çenesini törpületerek daha sivrileştirdiğine , yanaklarına da dolgu yaptırdığına şahidim halbuki kendisi makyöz !! Yani beni ilgilendirmez ama Makyaj hileleri ile bu ufak sorunlarına çözümler getirmenin yollarını bildiği halde ve kendini kabul etmek ve sevmek yerine bıçak altına yatmayı seçti ve çektiği acıya yorum bile yapmıyorum sonuçta kendi düşen ağlamaz! 




Hal böyle olunca dedim ki eğer minik probleri dert eden varsa estetik yerine Kontüre davet edeyim hahah bence çok acısız bir yöntem:)
Burnunuz mu büyük , alnınız mı geniş , çeneniz sivri mi değil ya da yanaklarınız belirgin mi değil ? Hepsinin çözümü iki ürün ! Bir bronzer ve bir aydınlatıcı ile kusurlu bölgeyi düzeltebilirsiniz. Bu yayınladığım görsel çok kıt , yetersiz derseniz youtube video ( kontür / after - before ) kaynıyor :) Ama görsel bence gayet açıklayıcı : açık renk olanlar aydınlatıcı , koyu renkler bronzer ve görseldeki gibi uygulayıp bir fırça ile yedirirseniz işe yaradığını göreceksiniz.

Benim burnumda büyük , alnımda
geniş ayrıca çenemde yusyuvarlak :))) Ha ben uğraşmıyorum  ama bir gün uğraşasım gelirse diye
buraya not düşmek istedim :)

Rehber yayınlarımın kaynağı ; Pinterest :)

15 Ekim 2015 Perşembe

Mango | Makyaj Çantası


Çanta içinde çanta taşımayı seven kaç kişiyiz ?
 Evi çantasına sığdırmadan evden çıkmayanlar da bir ses versin hele bakim :)))
Bir çanta sever olarak her boyut hemen hemen her model favorim iken tabi ki çanta içinde çanta taşımak benim için bir mutluluk. 
Bu yüzden çok yıprandığını düşündüğüm Makyaj çantamı yenileme ihtiyacı duydum :) Gönlüm Ted Baker falanda idi ama ayaklarım ve cüzdanım beni Mango'ya iteledi :-D


 Ufak tefek göründüğüne bakmayın dünyaları alıyor içine :) Mesela ben ağrı kesici ilaç , dudak kremi , yara bandı , pamuk , ıslak mendil , cımbız , tırnak makası , mini makas , kaş sabitleyici , ruj , rimel , kapatıcı , gözenek küçültücü , bb krem , tel toka , lastik toka , mini boy parfüm olmadan çıkmam hatta bazen üstüne eklerim bir şeyler  :)) Ve bu çanta her şeyi alıyor birazcık fermuarını zorluyorum tamam itiraf edeyim yani makas ve tırnak makası zorluyor hep minicik olanlarından edineceğim bir ara :-D  Uzuuuuun lafın kısası Mango Outletten 19 tl ye aldığım bu çanta oldukça iş görüyor yani ihtiyaç varsa diyorum çantanın derisi falan çok kaliteli kaçırmayın ; öperingggg :)

14 Ekim 2015 Çarşamba

Günlük Kullanım İçin | Gosh | 51 Bronze Pie - Allık


 Bayram indiriminde ufacık bir alışveriş yapmış sonrasında köşeme çekilmiştim ta ki instagram paylaşımlarında herkesçe Gosh allıklar bahsedilene kadar. Gerçi Pembe olanı çok tuttu ama ben seçimimi Bronze - Turuncu olanından yana kullandım! İndirimli hali ile 15 tl ye aldım.


Allık ; pigmentasyon açısından iyi , kokusu çok güzel değil ama rahatsız edicide değil  , ambalajı kaliteli . Ben tekli olarak uygulamayı daha çok sevdim çünkü karıştırarak uygulamamda ortaya çıkan renk hoşuma gitmedi. Günlük makyajım da ya Gosh Broze allığı kullanıyorum ya da hatırlarsınız bir ara çok yazılıp çizilen Pastel ( Spring -Blush On - 15 ) alıklarından turuncu olanı kullanıyorum . İkisini de seviyorum . Gosh içerisinde minicik simler barındırıyor yani mat yapıda değil. Dörtlü içerisinde en açık olan renk (sol taraftaki) benim yüzümde ortaya çıkmadı bir tek o çok kullanışsız bana göre ama bazı kesim bu allığın far olarak da kullanılabileceğini düşündüğü için göz kapaklarının tamamına uygulamayı tercih ediyor. Bu renk dışında diğer renkler çok ama çok kullanışlı ve ben sonbaharım diye bağırıyor! Bence indirim zamanındaki fiyatı ile alınıp günlük kullanılabilecek güzel bir allık ama indirimsiz haliyle çok da gerek yok almaya diye düşünüyorum . 

Bu tarz yazılarım için " more than just make-up " etiketine tıklayabilirsiniz.


8 Ekim 2015 Perşembe

Geçmiş Günlerin Dedikodusu

Bu yaz çok okuyamadım bahanelerim sağlam ama buraya gerek yok dökülüp saçılmaya zira toplayamam :) Fi yi size anlattım Çi yi de bitirdim ( Okuma Halleri'ne eklenecek bir ara ) ama Pi ye geçmeye çekiniyorum ara verip bir Sarah Jio mu yapsam :))


Canım tosbağam ile renkli , hareketli bir yaz geçirdik ama havalar soğuyunca o da içine kapandı , yemek yemez oldu ! Tosbiğimin #tbt si olsun bu kare :)


Havalar bozmadan bir İkea yapalım dedik !! İkea ya her gitmemizde her şeyin aynı olması ! Yeni hiçbir şeyin gelmemesi ama yinede boş çıkmamamız ! Bir başka saçma durum ile karşınızdayım. Üstüne ikea bize o kadar uzak ki . :/ Yani gitmesek olur daha ne alacağız ki oradan hı  :/ 


Geçmiş günlerde yaptığımız en mantıklı şey ;  sevdiceğimle yeşil çay içmemiz artı evden dışarı çıkmamamız :))))  


Kurabiye yapmaya çalışıyorum ama henüz ne görüntüde ne de tatta tutturmuş değilim :/ Neyse canım ona tadını veren yapma niyetim idi bence ! Sevdiceğime bayram kurabiyesi  yaptım da ^.^






3 Ekim 2015 Cumartesi

Essence Lash&Brow Gel Mascara | Şeffaf Kaş Sabitleyici


Kaşlarınız seyrek , çabuk uzuyor ve gün içerisinde düşerek şekilsiz duruyorsa uygun fiyatlı bir üründen bahsedeceğim : Essence Lash&Brow Jel Maskara. Ürünü iki yıl önce bir kez deneyimlemiş sonra bir daha bulamamıştım. Çok aman aman harika bir ürün değil zaten fiyatı 7.49 tl. Harikalar yaratmıyor fakat benim kaşlarımı iyi idare ediyor. 


Ürün şeffaf renkte ve fırçası sık yapılı, uzun. Ürünün şeffaf rengi, eğer kaşınızı far ya da kalem ile doldurduktan sonra kullanırsanız değişiyor. Çamurumsu bir şeye dönüşüyor ve siz kullanmaktan soğuyabilirsiniz  :) Benim kaşlarım az da olsa doldurulmayı istiyor ve uzun ! Gün içerisinde kaşlarım gerçekten ciddi bir düşme yaşıyor ve dneredeyse elim sürekli onlara gittiğinden bir tik oluşumuna doğru ilerliyordum. Bu maskara uzun bir süre beni bu sorundan kurtarmıştı fakat sonra epey bulamadım kendisini.
Maskara ; 3 - 4 saat garanti sabitliyor kaşlarınızı sonra etkisiz.Sürerken biraz özenli davranmak gerekiyor çünkü ürün fırçaya çok geliyor ve fazlasını almadan kaşınıza değdirirseniz ıslak bir görünüm elde ederseniz. Bu yüzden fırçanın fazlasını temizleyerek , bastırmadan tarayarak sürerseniz doğal , hiç sert durmayan , sabit bir kaşa sahip oluyorsunuz.Tabi bir süreliğine:) Bunun dışında söyleyebileceğim hah dökülme gibi bir sorun yaşamadım.


Kendi kaşımda etkisini yeterli gördüğümden ve memnun kaldığımdan birde stok sorunu yüzünden bulunması zor olduğundan görünce 2 tane kaptım çıktım. Bulunca bir şans verin derim fiyatı nedeniyle bence makyaj kutunuzda omayı hak ediyor.


Okuma Halleri | Azra Kohen - Fi


Herkesin bir fikri var Fi hakkında . Ben bu kitabı sevdim , zevkle okudum çünkü ; içindeki karakterlerin içi dolu , gerçek ! Sanatı , cinselliği , sosyolojiyi , psikolojiyi , dini , siyaseti her şeyi barındırıyor. İçerisindeki her bir karakter ile başka bir farkındalık keşfediliyor. Kişinin potansiyelini keşfetme üzerine severek okuduğum bir kitap oldu. Herkesce okunan popüler kitaplarında içi dolu olabileceğine Fi yi okuyarak inanbilir ve önyargılarınızdan arınabilirsiniz :)

Altını çizdiğim satırlar ile sizi başbaşa bırakayım :)



" Evet , bilincimiz gündelik yaşantının yapılması gerekenlerinin kuşatmasındaydı, her an bir şeylerin peşinden gidiyorduk, çalışmazsak değersizdik, hayatı anlamlandırmak için sürekli çalışıyor , çalışmadığımızda da kendimizi uyuşturmak için diğerleriyle buluşuyor , sosyalleşiyor ve merakımızı her an diğerlerine vererek potansiyelimizi kurban ediyorduk."

" Doğruyu bilmek adına deneyimi feda etmek... Bilgi , korkak beyinlerde deneyimi öldüren bir zehir gibi yayılır , eğer sürekli bilgiye dayalı hareket etmeye önem verirsen asla özgürleşemezsin , özgürleşemezsen deneyimleyemezsin , deneyimleyemezsen değişemezsin, değişemezsen asla
senleşemezsin. "

"Bu yüzyılda insanlar motivasyonlarla değil olaylarla ilgilenmeyi seçiyorlardı , işte bu bile dünyanın kendi çevresinde döndüğünün bir kanıtıydı. Dönüp duran , kendini tekrarlayan bir düzen içinde kaybolmuş ruhlar."

" Onu , bir varlığın bir diğer varlığı en karşılıksız ve yargısız şekilde sevebileceği kadar korkusuzca seviyordu , sahiplenmeden , uzaktan sadece varoluşuna şahit olup böyle bir varlığın var olmasından dolayı mutluluk duyarak. bağımlı olmadan bağlanmıştı. sahiplenmeden aitti."

"Düşüşler böyle başlardı ,önce hiçir zaman ait olmayacağını bildiğin bir yerde çalışırsın , sonra hiçbir
zaman yaşamayacağına emin olduğun o eve taşınırsın  , sonra da hiçbir zaman evlenmeyeceğini düşündüğün biriyle evlenirsin. lanetlenmenin üç temel ilkesiydi bu : köle ol , hapsol , kaybol."

"Yetersizlik hissi insana tuhaf şeyler yaptıran hatta tuhaf şeyleri ihtiyaç olarak algılatabilen bir histi."

" Hayatı düşündüğümde aslında adalet dediğimiz şeyin hiç varolmadığını ve var olmayan bir şey için fazla abartıldığını anlıyorum. Aslolan tek şey deneyim. Yaşadığın şeyin seni nereye götürdüğü , yaşadığın şeye verdiğin tepkiye göre değişiyor. Gitmek istediğimiz yerden bizi uzaklaştıracak tepkiler verip, sonra da adaletsizliğe sığınmak tam inasana göre. Bu kadar adaletsiz bir yer değiştirilmeli diye
 herkes dünyayı değiştirmek istiyor. Bir kurtarıcı gelecek ve burayı bizim için temizleyecek sanki. Bu asla olmayacak."

" Savaşmak yerine anlasak , sakinleşsek.Habire geleceği yada geçmişi düşünmeden , geleceğe yatırım için savaşıp geçmişin kayıpları için intikam naraları atmasak , sadece anı yaşasak..."

" Annem ve babam , birbirlerine ait olmayan ama ait olabilmek için sürekli birbirlerine adapte olmaya çalışan ve bu bitmek bilmeyen adaptasyan sürecinde birbirlerini yaralayan bir çiftti. "

" Bir şeyin yitip gitmesine izin vermezseniz asla doğum gerçekleşmez , bir açıdan bakıldığında , filiz tohumun ölümüdür. Bir tohum çatlar , deforme olur , kendisi olmaktan çıkar, yani ölür ve filiz çıkar ortaya. O dönemde insanları böyle değerlendirmeye başladım. Tohum gibi , içinde bir ağacın potansiyelini barındıranlar ama asla çatlama cesaretini gösteremeyip filizlenemeyenler . Çatlayıp filiz gibi yeşerenler ama fidan olamayıp kuruyanlar , fidan gibi büyüyenler ama meyve veremeyenler, meyve verip ağaç olanlar ama meyvesinde tohum olamayanlar ve süper insan , yani tohumluktan meyve veren bir ağacın yeni meyvesindeki tohum olabilmeye kadar gidebilenler..."

" En sevdiğim kelime , 'neden' "

"Hani yardım etmek zehirlemekti? Kişi ancak kendine yardım edebilirdi. Almamız gereken her ders, her yardımla ertelenebilir, daha kötüsü bizi engelleyebilirdi? Kendi reformumuz olmadan doğamazdık hani, doğum rahimden çıkmak değil , yaşatken yolunu bulmaktı hani..."

...