17 Kasım 2015 Salı

Okuma Halleri | Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali


Bu kitap öyle bir kitap ki ; nefret edeni de çok , aşık olanı da ... Kimileri yazım hataları ile dolup taşan  , abartılan değersiz bir yapıt olarak görürken kimileri de bazı kitaplar vardır bir kez okumak yetmez , tekrar tekrar okumak istersiniz ya işte öyle bir yapıt diye yorumluyor. 

  Ben Sabahattin Ali yi seviyorum , birikimini , duygusunu , sadeliğini seviyorum. Asla beni pişman etmeyen bir yazar ve her kitabında beni derinden etkileyen cümleleri vardır. Beni etkisi altına alan ve bana bir şeyler katan  Sabahattin Ali 'nin bu kitabını da çok severek okumuştum. Buraya da eklemek istedim , dönüp dönüp altını çizdiğim satırları okumak istiyorum çünkü o satırlar çoğu zaman bana ve duygularıma ayna tutuyor...





- insanlar birbirlerini ne kadar iyi anlıyorlardı... Bir de ben bu halimle kalkıp başka bir insanın kafasının içini tahlil etmek , onun düz veye karışık ruhunu görmek istiyordum. Dünyanın en basit , en zavallı , hatta en ahmak adamı bile , insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!... Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri sanıyoruz?

- Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?

-Hiçbir şey beni , hakkımdaki bir kanaati düzeltmek mecburiyeti kadar korkutmazdı.

-Dünyada bana hiçbir şey , tabiattan melül bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir.

- Bir insanın diğer bir insanı , hemen hemen hiçbir şey yapmadan , bu adar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?

- Zaten küçüklüğümden beri saadeti israf etmekten korkar , bir kısmını ilerisi için saklamak isterdim...Bu hal gerçi birçok fırsatları kaçırmama sebep olurdu , fakat fazlasını isteyerek talihimi ürkütmekten her zaman çekinirdim.

-Aradığınız insan daima bu geceki gibi , istediğiniz yerde yolunuza çıkmaz ki...

-Eskiden her insan hakkında , hiçbir esasa dayanmadan , sırf mukavemet edilmez bir hissin , bir peşin hükmün tesiriyle nasıl : "Bu beni anlamaz!" demişsem , bu sefer bu kadın için , gene hiçbir esasa dayanmadan , fakat o yanılmaz ilk hisse tabi olarak : "İşte bu beni anlar!" diyordum...

- Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak ; herkesten daha çok , daha kuvvetli yaşadığını , bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak...Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek , onu bekleyerek yaşamak.

- Bu insanlar dünyada nasıl yaşamak lazımsa öyle yaşıyorlar , vazifelerini yapıyorlar , hayata bir şey ilave ediyorlardı. Ben neydim ? Ruhum , bir ağaç kurdu gibi beni kemirmekten başka ne yapıyordu ?  ... Muhakkak ki dünyanın en lüzumsuz adamıydım. Lüzumsuzluğuma, faydasızlığıma bu andan itibaren inandım. Ara sıra hayata tekrar döner gibi olduğum , yaşadığımı zannettiğim oldu .

- Kendisinden daha dün ayrılmış gibi taze bir hasret duydum . Kaybedilen en kıymetli eşyanın , servetin , her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde , " Bu öyle olmayabilirdi !" düşüncesi , yoksa insan mukadder telakki ettiği şeyleri kabule her zaman hazır.

-Her şeyi , her şeyi , bilhassa ruhumu hiç bulunmayacak yerlere saklamalı...

14 yorum:

  1. Bu kitabı ben de çok severek okudum ...çok güzel bir kitap

    YanıtlaSil
  2. merhaba sade ve derinde gördüm bloğunuzu takibe aldım banada bekliyorummm

    http://misevimm.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  3. Çizilen kitapları görünce içim parçalanıyor benim :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu yorumu genelde alıyorum ama bana görede yaşanmışlık hissi veriyor , kitap el değiştirdiğinde ; benim hangi satırda ne düşündüğümü hayal edebilir benden sonra okuyan diye düşündüğümden çiziyorum :)

      Sil
  4. Dediklerine katılıyorum payetcim yani evet seveni de var sevmeyeni de... Ben bu kitabı çok kısa bir zaman önce okudum ve bu zamana kadar okumadığıma çok pişman oldum. Bir kere kitap inanılmaz akıcı ve inanılmaz güzel sade bir dili var. Üstelik elime ilk aldığımda sayfa sayısı ne kadar az demiştim ama kitabı bitirdiğimde kendimi 300 sayfalık bir roman okumuş gibi hissediyordum. Öylesine dolu dolu yani :) Sonra gidip Sabahattin Ali'nin İçimizdeki Şeytan kitabını da aldım. O da çok etkileyiciydi. Kısacası ben seviyorum Sabahattin Ali'yi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı fikirde olmak çoook güzel :) Bencede kesinlikle çok dolu bir kitap , her kitabı gibi ve İçimizdeki Şeytan kitabı benimde çok okumak istediklerimin arasında şu aralar kafam biraz dolu , doğru zamanı bekliyorum okumak için :)

      Sil
  5. nefis bir kitap ve altını çizerek okuduğum birçok cümlesi oldu benimde..
    "içimizdeki şeytan" ı da şiddetle öneririm:)
    sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok istiyorum okumak , daha fazla ertelemeyeyim en iyisi :)

      Öpücükler :*

      Sil
  6. Bende severek okumuştum bu kitabı ama e-kitap halinde bu yüzden altı çizilesi bir sürü satır okumama rağmen öyle bir ihtimalim yoktu ama sizinde paylaştıklarınız çok güzel olmuş :)

    YanıtlaSil
  7. Benim de durup durup karşıma çıkan, ama niyeyse hep ertelediğim bir kitaptır. Yalnız ha bire karşıma çıkması da bir şeylere işaret belli ki. Artık okumalı mı ne?! :) Sevgiler... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende ilk aldım elim bir yıl falan gitmedi ama sonra öyle bir derinlik kaçırmışım ki dedim ; üzüldüm okumadığım için :) Bence okumalısın :*

      Sil