3 Ekim 2015 Cumartesi

Okuma Halleri | Azra Kohen - Fi


Herkesin bir fikri var Fi hakkında . Ben bu kitabı sevdim , zevkle okudum çünkü ; içindeki karakterlerin içi dolu , gerçek ! Sanatı , cinselliği , sosyolojiyi , psikolojiyi , dini , siyaseti her şeyi barındırıyor. İçerisindeki her bir karakter ile başka bir farkındalık keşfediliyor. Kişinin potansiyelini keşfetme üzerine severek okuduğum bir kitap oldu. Herkesce okunan popüler kitaplarında içi dolu olabileceğine Fi yi okuyarak inanbilir ve önyargılarınızdan arınabilirsiniz :)

Altını çizdiğim satırlar ile sizi başbaşa bırakayım :)



" Evet , bilincimiz gündelik yaşantının yapılması gerekenlerinin kuşatmasındaydı, her an bir şeylerin peşinden gidiyorduk, çalışmazsak değersizdik, hayatı anlamlandırmak için sürekli çalışıyor , çalışmadığımızda da kendimizi uyuşturmak için diğerleriyle buluşuyor , sosyalleşiyor ve merakımızı her an diğerlerine vererek potansiyelimizi kurban ediyorduk."

" Doğruyu bilmek adına deneyimi feda etmek... Bilgi , korkak beyinlerde deneyimi öldüren bir zehir gibi yayılır , eğer sürekli bilgiye dayalı hareket etmeye önem verirsen asla özgürleşemezsin , özgürleşemezsen deneyimleyemezsin , deneyimleyemezsen değişemezsin, değişemezsen asla
senleşemezsin. "

"Bu yüzyılda insanlar motivasyonlarla değil olaylarla ilgilenmeyi seçiyorlardı , işte bu bile dünyanın kendi çevresinde döndüğünün bir kanıtıydı. Dönüp duran , kendini tekrarlayan bir düzen içinde kaybolmuş ruhlar."

" Onu , bir varlığın bir diğer varlığı en karşılıksız ve yargısız şekilde sevebileceği kadar korkusuzca seviyordu , sahiplenmeden , uzaktan sadece varoluşuna şahit olup böyle bir varlığın var olmasından dolayı mutluluk duyarak. bağımlı olmadan bağlanmıştı. sahiplenmeden aitti."

"Düşüşler böyle başlardı ,önce hiçir zaman ait olmayacağını bildiğin bir yerde çalışırsın , sonra hiçbir
zaman yaşamayacağına emin olduğun o eve taşınırsın  , sonra da hiçbir zaman evlenmeyeceğini düşündüğün biriyle evlenirsin. lanetlenmenin üç temel ilkesiydi bu : köle ol , hapsol , kaybol."

"Yetersizlik hissi insana tuhaf şeyler yaptıran hatta tuhaf şeyleri ihtiyaç olarak algılatabilen bir histi."

" Hayatı düşündüğümde aslında adalet dediğimiz şeyin hiç varolmadığını ve var olmayan bir şey için fazla abartıldığını anlıyorum. Aslolan tek şey deneyim. Yaşadığın şeyin seni nereye götürdüğü , yaşadığın şeye verdiğin tepkiye göre değişiyor. Gitmek istediğimiz yerden bizi uzaklaştıracak tepkiler verip, sonra da adaletsizliğe sığınmak tam inasana göre. Bu kadar adaletsiz bir yer değiştirilmeli diye
 herkes dünyayı değiştirmek istiyor. Bir kurtarıcı gelecek ve burayı bizim için temizleyecek sanki. Bu asla olmayacak."

" Savaşmak yerine anlasak , sakinleşsek.Habire geleceği yada geçmişi düşünmeden , geleceğe yatırım için savaşıp geçmişin kayıpları için intikam naraları atmasak , sadece anı yaşasak..."

" Annem ve babam , birbirlerine ait olmayan ama ait olabilmek için sürekli birbirlerine adapte olmaya çalışan ve bu bitmek bilmeyen adaptasyan sürecinde birbirlerini yaralayan bir çiftti. "

" Bir şeyin yitip gitmesine izin vermezseniz asla doğum gerçekleşmez , bir açıdan bakıldığında , filiz tohumun ölümüdür. Bir tohum çatlar , deforme olur , kendisi olmaktan çıkar, yani ölür ve filiz çıkar ortaya. O dönemde insanları böyle değerlendirmeye başladım. Tohum gibi , içinde bir ağacın potansiyelini barındıranlar ama asla çatlama cesaretini gösteremeyip filizlenemeyenler . Çatlayıp filiz gibi yeşerenler ama fidan olamayıp kuruyanlar , fidan gibi büyüyenler ama meyve veremeyenler, meyve verip ağaç olanlar ama meyvesinde tohum olamayanlar ve süper insan , yani tohumluktan meyve veren bir ağacın yeni meyvesindeki tohum olabilmeye kadar gidebilenler..."

" En sevdiğim kelime , 'neden' "

"Hani yardım etmek zehirlemekti? Kişi ancak kendine yardım edebilirdi. Almamız gereken her ders, her yardımla ertelenebilir, daha kötüsü bizi engelleyebilirdi? Kendi reformumuz olmadan doğamazdık hani, doğum rahimden çıkmak değil , yaşatken yolunu bulmaktı hani..."

...







2 yorum: