28 Aralık 2015 Pazartesi

Geçmiş Günlerin Dedikodusu | Sevgilinin Doğum Günü

(26.12.2015)
" İyi kiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii" doğmuş benim canım :)
Nice mutlu , sağlıklı yaşlara birlikte  inşallah :)

6 yıllık ilişkimizde hemen hemen her şey hediye oldu hayatımızda bu saatten sonra alacaklarımız ne kadar heyecanlandırabilir ki diye düşünürken büyüdükçe , olgunlaştıkça değişen zevklerimiz , ihtiyaçlarımız oluyordu. Bu fikir baloncuğumla hediyesi için harekete geçtim ; düşünerek yola çıktığım için alacağım şeyi belirleyerek dolandım. Askere gideceği için işinden istifa edecekti ve bu sıralarda da  asker sonrası için yeni iş aramaları , olası iş teklifleri dönemi sıraya girecekti. Finans sektöründe olması sebebiyle bir anlamı olsun dedim ve kendisininde çoook istediği Dolma kalemi aldım gitti :)))  Kalemler ikimizinde ilgisini çekiyordu fakat bir türlü sıra gelmiyordu ve artık bence sırası gelmişti ; tam olarak bunu aldım :)


Aklımdaki "K" şeklindeki  kurabiyelerde bir başka minik sürprizimdi fakat sonuç bana da sürpriz oldu kurabiye değil bisküvi oldular ama tatları güzeldi yani o öyle dedi :) 




Hediye işini hallettikten sonra sırada yemek yiyeceğimiz yer vardı. Bu yıl biraz özendim öyle herhangi bir yer olmasın , seveceği yemeklerin olduğu menüye sahip bir yer olsun dedim. Sonra aklıma geldi ; bir sözüm vardı. Üniversitenin son yılı, son döneminde şu dersten  kalmadan geçersem seni Tavacı Recep Ustaya götüreceğim diye :)  Ben o dersten kalmadan geçtim ama bir türlü fırsatını bulamamıştım ve arada kaynamıştı ; bu yıla kısmetmiş sözümü tutmak . 



Benim sevdiceğime hediye ettiğim bir gün işte bu şekildeydi . Günün sonunda ondan duyduğum cümleler çok mutlu olduğunu hissettirdi. İşte her şeye değmişti.







Okuma Halleri | Yılın Son Pazartesisi Şerefine




Posta Kutusundaki Mızıka - A. Ali Ural 

" Kalbimi alıp uzaklara gitmek istiyorum." Çünkü aklım hep kurcalanacak. " Kalbimi alıp" çünkü kalbim değişen kanı karşılayacak. " Uzaklara " çünkü gazeteler mürekkep , radyolar ses , televizyonlar renk yapmak istiyorlar onu. "Gitmek istiyorum" çünkü gitmek kalmaktan daha pullu. Bir gece kıyafeti ışıl ışıl parlıyor teni . Bir gece , kıyafeti gibi soyuyor gurbetini.

Hani - Oruç Aruoba

Kendin olmayı yeniden öğrenmen gerek ---- yıllar yılı unuttun onu yalnızca : Bunu da " koşullar" a , "hayatın akışı" na , " sorumlulukların" a falan bağlamaya kakışma ----bahane bulmaya çalışma : Sendin , sendeki asıl senin anlamını , önemini , değerini gözardı eden : korkaklıkla işin kolayına kaçan ... O işte şimdi hesabını soruyor o sahici senin , senden : ne yaptın sen sana ?!...

Gözünü Kapat ve Gör - James Joyce

Nereye gideceğimizden emin olamadığımız için duraklıyoruz.





26 Aralık 2015 Cumartesi

Geçmiş Günlerin Dedikodusu | Blogda Çaldığım Teller.



Hayaller Chanel ( Rose Fusion ) Hayatlar Yves Rocher ( 107 ) idi.  Canım manikürden haberi olmayan tırnaklarım Chanel görmese de olur , 95 tl nerede 8.90 tl nerede ki zaten ben yılda 3-5 kez oje sürüyorum ne gerek gibi bitmek tükenmek bilmeyen bahanelerim ile tabi ki Chanel alamadım. Ne olacaktı yani alanlara saygılar  :))) Yalnız lütfen bu da limited edition yaniiii yılbaşı koleksiyonu bu yıl var başka yok he  :p


Kış ile bu yıl hiç aram yok kendime kazak , hırka falan almaktansa yazın giyerim bu fiyata kaçmaz radarımla geziniyorum ortalıkta ve sonuç 84 tl den 19 , 90 a düşen şort eteği kapmış bulundum ^.^ Zaten Mango outlet'e olan aşkımı beni okuyan herkes bilir :)


 Hala  kurabiye yapamıyorum . Bildiğiniz bir tarif varsa benle paylaşın yahu. Benimkiler dağılmıyor ağızda bisküvi gibi oluyorlar ; takır takır... Bu yüzdendir ki pişmiş halini çekip koyamadım ; rezillik.

Esse de kalıplar 3.25 tl gibi bir fiyata satılıyor.

Çikolata ile aram yok ama aromaları yoğun çikolatası az her şeye varım mesela Cino mesela After Eight :) 



Resmen favoriler yazısı yazdım çaktırmadan :))))
 Ama benim etiketlerim belli bu tarz yazılarımı okumayı seviyorsanız ;
 " Geçmiş Günlerin Dedikodusu " . Kozmetik okumak istiyorsanız ; " More Than Just Make Up "  Alışveriş ve indirim yazılarını okumayı dilerseniz ; " Keep Calm and Go Shopping " etiketlerine tıklayabilirsiniz.

Bunların dışında birde " Okuma Halleri " etiketim var ki ben kendim bile dönüp dönüp okuyorum öyle güzel ayıptır söylemesi :))))


21 Aralık 2015 Pazartesi

Yeni Yıl İçin Alınabilecek En Güzel Hediye

Şimdi yazının başlığına bakıp hemen uçak, araba, sonsuz para diyeceğimi düşünüyorsunuz biliyorum ama bu sefer başka bir hediyeden bahsedeceğim. Yılbaşı yaklaşırken evde aile üyeleri tarafından gizli gizli işler çevrilmeye başlar. Herkes kendi hediyesini en güvenli yere saklamaya çalışır aynı zamanda diğerlerinin hediyelerini bulmaya çalışır. Bu yıl evde yılbaşı için hediyemi biraz erken buldum. Gardırobun en arkasında hışırdayan bir torba içerisinde hediye saklanırsa olmaz.

Neyse ben şu hediye kısmına geçeyim. Daha gelmeyen yılbaşının hediyesi: Oral-B şarjlı diş fırçası. Denemeye çekiniyordum ama hediye gelince keşke daha önce alsaymışım dedim kendi kendime. 

Oral-B, profesyonel diş temizleme aletlerinden esinlenerek tasarlamış bu şarjlı diş fırçaları ile mükemmel bir temizlik deneyimi sunuyor. Diş plaklarını temizlemekte manuel fırçalardan çok daha etkili bir sonuç veriyor, ilk kullanımdan sonra bile daha önce sanki hiç bu kadar iyi dişlerimi fırçalamamışım gibi hissettim. Üç boyutlu oynar başlık sayesindeyse normal bir fırçanın yapamayacağı kadar hareket edip, normalde ihmal ettiğimiz ulaşamadığımız yerlere bile ulaşıyor. Fırça başlıkları dişleri tamamen sararak birçok noktaya temas ediyor ve muhteşem sonuçlar almamı sağlıyor.

Ağız bakımına çok önem veren birisi olarak bu benim için en iyi yılbaşı hediyesi oldu. Siz de yeni yılda sevdiklerinize Oral-B şarjlı diş fırçası hediye ederek onları mutlu edebilirsiniz. 

Ürünleri incelemek ve yılbaşı indiriminden yararlanmak için tıklayınızBu arada, Burcu Esmersoy'lu videosunu da paylaşmadan duramadım :)

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

18 Aralık 2015 Cuma

Vücut Kremi | The Body Shop - Body Butter


Herkese merhaba ; 
Hafta sonu planlarınız ne durumda . Eğer ki şöyle avm falan gezmeniz varsa size güzel bir haber vereceğim The Body Shop ta % 30 indirim var. Bu marka yaşadığınız şehirde yok ise üzülmeyin online alışveriş siteleri mevcut. Buradan sizi ışınlayabilirim mesela ; TIK TIK ... 

The Body Shop deyince benim aklıma el kremleri , vücut kremleri , bu kremlerin yapılarının güzelliği , kokuları ve vücutta ki kalıcılıkları geliyor. Bittikçe aldığım Moringa body butter dan bahsetmek istedim ; hazır indirim varken şans verirseniz pişman olmayacağınızı düşünüyorum.


Bendeki 50 ml ve ben 17 tl ye aldım . Siz %30 indirimle daha uyguna edinebilirsiniz.  Kokusu müthiş , kalıcılığı 2 gün net . Nemlendirmesi harika ama benim vücudum orta kurulukta , kremi vücut çok çabuk emiyor , cildiniz pamuk gibi oluyor. Benim gibi parfümlere çok bütçe ayıramıyorsanız ( mesela sheseido - zen  istiyorum ama 400 tl gibi bir fiyatı var; indirimde 319 tl oluyor aman ne büyük indirm neyseeeeee  ) ve kokusuz da yapamıyorsanız hem kokusu güzel hem nemlendirmesi var hem de çok kalıcı olan bu Body Shop Body Butter kremleri tavsiye ederim.

Mutlu hafta sonları :)


17 Aralık 2015 Perşembe

Mutfak | Harf (A-Z) Kurabiye Kalıpları


Herkese Merhaba :)
Uzun zamandır aradığım alfabe kurabiye kalıplarım ile karşınızdayım. Üstelik 8.50 tl gibi bir fiyata aldım. :) Bulunduğumuz devir öyle güzel ki her şeye biz bunu yaparız ne var ki gözüyle yaklaşıyoruz , korkmadan.. Mesela kurabiyeler doğum günlerinin , söz , nişan , kına gecesi gibi günlerin vazgeçilmezi halini aldı ve işi ticarete döküp iş kuranlar bile oldu bir kurabiyeden.
 Halbuki tarçınlı kurabiye tarifi , kalıplar ve renkli şeker hamurunda tüm iş. Herkes yapabilir küçük bütçeler ile.


Cici kalıplarımı bu şekilde satın aldım. Ben aslında K ve Ö harfi olsun ve metal olsun diye çok direttim ama paslanma ve eğrilme sorunu yaşayanları duydukça vazgeçtim. Birde Ö harfini bulamadım :/ Ama bu şekilde olması ve bu fiyata olması çok şeker değil mi yahu :)


Kalıplar ve şeker hamurunuz elinizde olduktan sonra gerisi hayal gücünüze kalmış. Erkek arkadaşınızın doğum gününe bir kutu kurabiye yapıp götürebilirsiniz mesela ben öyle yapacağım bir sürü tarçınlı mor renkli K kurabiyeler :) 

Photo Credit | Pinterest

 Önceden kek yapıp götürüyordum arkadaşlarıma , teyzemlere falan şimdi kuzenlerime ve herkese kurabiye yapıp götürürüm bu yüzden A'dan Z 'ye kalıplara sahip olmam süper oldu. :) Sizde böyle bir şeyler arıyorsanız ben Gimsadan aldım. Aramıyorsanız bile bence pasta börekle haşir neşir seniz elinizin altında bulunsun bu fiyata kaçmaz :*



13 Aralık 2015 Pazar

Yakın Geçmişten bahsedersek ...


Şahane bir yer keşfettim . Adı ; Kebo ve Bahçeli 7. cadde de . Kendilerine diyet düşmanı diyorlar :) Menülerinde ki dürümler mini  - small - medium- large ( 9tl ) - XL olarak sunuluyor.  Biz Kebo dürüm menüden Large yedik.  Yani bence XL yermişim çünkü çok ama çok sevdim. Yukarıda yazdığım gibi kendilerine diyet düşmanı diyorlar ama bence değiller çünkü dürümün içindeki acı biber ve acı sos var ya dudakları uyuşturuyor , ateş bastırıyor hatta burun akıtıyor :)))  E acı bildiğiniz gibi zayıflatıyor. Gidin doyasıya yiyin acı - baharat seviyorsanız kefilim ayrıca biz saat 13.00 gibi oradaydık  ; servis de gayet başarılı idi :) 


Gezdik gezdik her şeyde gözümüz kaldıııııııı ve hiçbir şey alamadan ( kıyafet ) oturduk Starbucks a .
Baştan söyleyeyim Starbucks ı sevmiyorum sırf buluştuğum arkadaşım için girdim çünkü o tam bir Starbucks Lover. Saysam sanırım ömrüm boyunca 5 kez girmek zorunda kalmışımdır. Bardaklarını , kupalarını , termoslarını seviyorum orası ayrı tutulsun :) Bence Kahve Dünyası daha bir sıcak , daha kahve kokulu ... Ha bir de en sevdiğim , kokulu yer ; The Body Shop


Bazı günlerin bitimi inanıyorum ki başından belli oluyor. Güzel uyandığım  gün böyle büyüleyici sona eriyordu ya da bana öyle geliyordu. Ayrıntılar da , ışıklarda hatta bazen kımıldayan bir yaprakta kayboluyorum ...


Ve inanıyorum ki sevgiyle yaptığınız her şey çok güzel oluyor ; aşkım hiç bitmesin bence ya da hevesim :)) - Fırında Mücver <3


Elimde okunmayı bekleyen kitaplar var fakat şu sıralar Kore dizileri ile haşır neşirim :) Ama kitap konusunda gözüm doymuyor ve her kitabın bir okunma zamanı var diye düşüyorum. Çünkü zamanlaması yanlış olan bir kitap da güzel de olsa harcanabiliyor bende.
Sihir Diyarında ( Henri Michaux) diye bir kitap arıyorum ama bulamıyorum . Okuyanınız var mı ?





10 Aralık 2015 Perşembe

Geçmiş Günlerin Dedikodusu | Gündelik Anlar

Altın saatler diye bir kavram var fotoğrafçılıkta nasıl güzel dimi ! Bunun hakkında yazın iyice bir araştırma yapıp uygulamaya koyacağım çünkü sanırım bir makinem olmuş olacak seneye ; hissediyorum :))))


Konya'dan Ankara'ya göç etmeye çalışan akrabalarımız bizi artık buraya götürürsün nasıl olsa mekan senin diyolar ; bence beğendik bu durumda bana bir güzellik yapmalı :)))) Ayda 2 pazar kahvaltısı ikram olabilir mesela ; nasıl :-D



Çeyiz için alabilecekleriniz konusunda çok saçma şeyler çok gerekli görünebiliyor , ıvır zıvırlara sıra geldiğinde sınır tanımıyorsunuz o da olsun o da bu da işe yarar gibi  , aldığınızı unutup aynısından bile aldığınız oluyor ! Deneyimledim ki konuşuyorum burada :) Mesela bu patlamış mısır kutularını çok severek aldım :) Bence misafirlerim çok şanslı ; eğlenceli hizmette sınır yok :))))))


Objektifime yansıyanlarda gökyüzünde ki o çok ama çok düz çizgi varmıştı nedense bu kareyi çektiğimde çok farklı gelmişti şimdi buraya koyarken sizin güzel bulacağınızdan şüphe ettim :) Neyse o inşaat bir çoğunun ekmek kapısı evet biliyorum ama insanlar oturacak normal fiyatlı ev bulamayacak bu kadar abartı gökdelenler ( 30 katlı bunlar ) dikilirse de diye de düşünmüyor değilim ... Nereye gidiyor bu Dünya...


6 Aralık 2015 Pazar

Geçmiş Günlerin Dedikodusu | Tatlı Yiyelim tatlı Konuşalım.

Tatlıyla hiç arası olmayan ben ; Beğendik'in bir dilim pasta alana yanında sınırsız çay kampanyasına kandım gitti . Tatlıyı siz yiyin çayları ben içeyim :) Şaka bir yana arkadaşımla şu gördüğünüz pastalar sayesinde tam 5 saat boyunca çay içtik hahah :) Ne mi ödedik ? 6.90 tl :)


tatlıyla hiç aram olmayınca o pasta üç saatte bitti zaten :) ama soğuk havada o sıcacık çay ve edilen sohbet içimi bir ısıttı anlatamam. Zaten mekan hakkında ki yorumum şu ; bura meğersem benim evimmiş. :)


görüştüğüm çok arkadaşım yok ; liseden bir , üniversiten bir kız arkadaşım var. bir çok sebepten çok sık görüşemesek de ayda bir iki tüm biriktirdiklerimizi  saatlerce birbirimize döküyoruz :) 
Akşamı ediyoruzzz :)


Madem akşam oldu dedim ben aşkımıııı koskoca 3 gün görmedim , işten çıkmış yoldaymış :) Yanımıza gelsin hem akşam yemeğimizi birlikte yiyelim hem de evlerimize bıraksın bizi dedim :) Bazı kızlar sevmez ortama dahil edilen erkek arkadaşı ama bizde öyle değil ; ortama dahil olan erkek arkadaşla gözümüz ışıldar , neşemiz ikiye katlanır. Kalabalıklaştıkça mutlu olan tipleriz ; kendimizin dedikodusunu yaptığımızdan , kendimize güldüğümüzden ve gelecekteki bizi hayal ettiğimizden erkek arkadaşlarımızın yanında konuşmaktan çekindiğimiz hiçbir şey olmaz zaten bu ilişki en güzeli..
Biz böyle harika bir gün geçirdik ; maşallah bize  :) 

Mutlu hafta sonları :)


2 Aralık 2015 Çarşamba

Mim | Ne Söylerdin ?



.........karşılaşsaydın ne söylerdin ? 

Sabahattin Ali ile karşılaşmış olsaydım ; Aliye ' ye olan aşkını , saygısını , bağlılığını dinlemek isterdim . Gözleri hem güler hem parlardı kesin belki sesi de titrerdi... Onu bu kadar sevmesine sebep olan neydi acaba ? Bana Aliye yi anlatmasını isterdim . Aşkı ondan dinlemek , sesinde duymak ne büyüleyici bir şey olurdu.


Dünyada herkesten ve her şeyden çok sevdiğim Aliye ,
...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Gözlerinden , yanaklarından , dudaklarından binlerce defa öperim sevgili nişanlım.

Sabahattin Ali

Göz Makyajı | Eyeliner.



Olmazsa olmazınız , bir türlü süremediğiniz ; eyeliner. Kimisi de anlam veremiyor ; bir insan gözünün üstüne simsiyah keskin bir çizgi niye çizer ki ? diye soruyor. Ben sürülen gözü çok seviyorum fakat kendim bu konuda çok beceriksizim . Siyah göz kalemlerini çizebiliyorum ama fırça ile biraz zorlanıyorum. Pratik yapmak adına çabuk silinen ve uygun fiyatlı bir ürün seçtim kendime ama performansının bu kadar iyi olacağını bilmiyordum. Kolay siliniyor olması benim için iyi çünkü bir seferde süremiyorum ; silip silip yeniden hadi bakayım diyorum. Bir gün tek bir hamlede eyeliner çektiğimde daha iyi bir marka eyeliner alırım fakat günlük için NYC markasının bu simsiyah ve kolay sürüşü destekleyen kullanışlı fırçası beni çok iyi idare ediyor ; üstelik baz üstüne uyguladığımda kalıcılığı iyi . Bittikçe aldığım bir ürün oldu kendisi zira bu ikincisi ve evet sağ gözüme çekebiliyor sola bir türlü çekemiyorum halaaa :)))


Fiyatına ( 8 tl ) göre performansı çok çok iyi ve su gibi tükettiğiniz bir ürün ise eyeliner ; gerçekten bir şans vermenizi önerebilirim. 

Gün Dedikodusu | Bu Sabah.


Kış bastırdı ; hoş geldin Aralık. Bugüne tüm hünerlerini sığdırdın ... Kendin oldun.

Yağmur sesi ile uyanmak ; 09.05.
Günlerdir bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor . Yağmur suları şehrin göbeğini göle çevirdi. Sokakların kiri aktı , kalbimizin kiri duruyor.Yağmur suyu yumuşatırmış değdiği yeri . Rahmet! Gelin yıkmayalım , yıkayalım bu şehri!

Ali Ural - Posta Kutusundaki Mızıka*

İlk kar ; odamdan bu sabah
Ve sonra yağmurlar ... Bulutlar ipe dizilmiş boncuklar gibi inerdi yere ve ayaklarımızdan sırtımıza doğru yağan çamura dönerdi bir solukta . Sonra karın uzun , beyaz tarihi ... Çöl ve deniz , kitapların uzun masallarıydı ama kar alınyazımızdı. Evler , bahçeler , dağlar ve yataklar , hele de ayın halkalandığı gecelerde , bir ıssızlık çanı gibi sesler verir , sesler alırdı. Kar olmasaydı , bozkırın yalnızlığı eksik kalırdı . Toprağın iki uzun rengi vardı ; sarı ve beyaz ... Kadınlar , erkekler , çocuklar , bu iki rengin sarkacında , bir baş dönmesi halinde yaşarlar ve ölürlerdi.

Şükrü Erbaş - bağbozumu şarkıları *

21 Kasım 2015 Cumartesi

Geçmiş Günlerin Dedikodusu | Köy


Köye giderken başka köylerden geçiyoruz. Göl vb şeyler gördük mü de duruyoruz. :)
 Mavinin  huzur olduğunu kabul edelim :)


Kasımın neredeyse bitirdik ve güneş hala tepemizde ne kadar da şanslıyız bu yıl ...


Köyümüze giriyoruz ve bizi karşıladığı his/hisler tüm benliğimizi sarıyor ! mesela ;
terk edilmişlik hissinin somut haliydi bu evin penceresi ! İçinde yaşayan yok. Ya bu dünyadan göçüp gitmiş ya da bir şehre göç etmiş ... Sordum ama hatırlayan yok. O kadar uzun zaman geçmiş.


Alaçatı da ki kapılar öyle iç açıcı ki insanı  fotoğraf çektirmeye özendiriyor ; kabul ! Ama çok başka kapı - pencereler de var. İçlerinde bin bir hikaye ... 


Köy aslında şimdiye kadar kurumalıydı yani yeşil bir dal bile kalmamalıydı ama yeşiline direnen de yok değildi :)


Sarısı , dağı , taşı baskın bir köy bizimkisi ...


Günübirlik bir gezintiydi payıma düşeni aldım ve oradaki görevimi yerine getirdim geldim :) 


Mutlu hafta sonları  :*



17 Kasım 2015 Salı

Okuma Halleri | Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali


Bu kitap öyle bir kitap ki ; nefret edeni de çok , aşık olanı da ... Kimileri yazım hataları ile dolup taşan  , abartılan değersiz bir yapıt olarak görürken kimileri de bazı kitaplar vardır bir kez okumak yetmez , tekrar tekrar okumak istersiniz ya işte öyle bir yapıt diye yorumluyor. 

  Ben Sabahattin Ali yi seviyorum , birikimini , duygusunu , sadeliğini seviyorum. Asla beni pişman etmeyen bir yazar ve her kitabında beni derinden etkileyen cümleleri vardır. Beni etkisi altına alan ve bana bir şeyler katan  Sabahattin Ali 'nin bu kitabını da çok severek okumuştum. Buraya da eklemek istedim , dönüp dönüp altını çizdiğim satırları okumak istiyorum çünkü o satırlar çoğu zaman bana ve duygularıma ayna tutuyor...





- insanlar birbirlerini ne kadar iyi anlıyorlardı... Bir de ben bu halimle kalkıp başka bir insanın kafasının içini tahlil etmek , onun düz veye karışık ruhunu görmek istiyordum. Dünyanın en basit , en zavallı , hatta en ahmak adamı bile , insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!... Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri sanıyoruz?

- Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?

-Hiçbir şey beni , hakkımdaki bir kanaati düzeltmek mecburiyeti kadar korkutmazdı.

-Dünyada bana hiçbir şey , tabiattan melül bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir.

- Bir insanın diğer bir insanı , hemen hemen hiçbir şey yapmadan , bu adar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?

- Zaten küçüklüğümden beri saadeti israf etmekten korkar , bir kısmını ilerisi için saklamak isterdim...Bu hal gerçi birçok fırsatları kaçırmama sebep olurdu , fakat fazlasını isteyerek talihimi ürkütmekten her zaman çekinirdim.

-Aradığınız insan daima bu geceki gibi , istediğiniz yerde yolunuza çıkmaz ki...

-Eskiden her insan hakkında , hiçbir esasa dayanmadan , sırf mukavemet edilmez bir hissin , bir peşin hükmün tesiriyle nasıl : "Bu beni anlamaz!" demişsem , bu sefer bu kadın için , gene hiçbir esasa dayanmadan , fakat o yanılmaz ilk hisse tabi olarak : "İşte bu beni anlar!" diyordum...

- Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak ; herkesten daha çok , daha kuvvetli yaşadığını , bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak...Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek , onu bekleyerek yaşamak.

- Bu insanlar dünyada nasıl yaşamak lazımsa öyle yaşıyorlar , vazifelerini yapıyorlar , hayata bir şey ilave ediyorlardı. Ben neydim ? Ruhum , bir ağaç kurdu gibi beni kemirmekten başka ne yapıyordu ?  ... Muhakkak ki dünyanın en lüzumsuz adamıydım. Lüzumsuzluğuma, faydasızlığıma bu andan itibaren inandım. Ara sıra hayata tekrar döner gibi olduğum , yaşadığımı zannettiğim oldu .

- Kendisinden daha dün ayrılmış gibi taze bir hasret duydum . Kaybedilen en kıymetli eşyanın , servetin , her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde , " Bu öyle olmayabilirdi !" düşüncesi , yoksa insan mukadder telakki ettiği şeyleri kabule her zaman hazır.

-Her şeyi , her şeyi , bilhassa ruhumu hiç bulunmayacak yerlere saklamalı...

16 Kasım 2015 Pazartesi

Geçmiş Günlerin Dedikodusu | Romantiklik , Hamaratlık


Sevdiceğimden doğum günümde tek istediğim , o gün baş başa olacağımız , bol sohbet edeceğimiz , hayallerimizi dökeceğimiz bir masada yemek yemek . Romantik yemek değil tıka basa doyacağımız , rahat olacağımız bir yemekti zira romantik yemekleri yıl dönümlerine saklıyorum. :)))  Zaten benim doğum günüm değil mi ben ne seversem o olmalı dimi ? O yüzden yeri ben seçtim :) 
Sonuç ; tavuk - patates kızartması - bira ^_^


Ama özel günler olunca elbet ucundan bir romantiklik yakalıyor canım aşkım. Kapıda beklemeler , arabanın kapısını her inmem de binmem de açmalar ve kasımda papatyamsı çiçek arayıp bulmalar gibi beni iyice kendine aşık edip , salaklaştırmalar işte :) 


Hediye olmuyor mu ? Oluyor !  İstemiyoruz yani bir beklentimiz olmuyor ama ikimizde hiç boş geçmiyoruz doğum günlerini . Benim bu yıl ki inşallah ömürlük hediyem şu idi ; Jackie ohh <3 


Eveet doğum gününün dedikodusunu sonlandırdıktan sonra ev içi aksiyonlarımızdan bahsedebilirim ; Kahve çekirdeği kurabiyesi yani çatlamasalardı öyle olacaklardı.


birde şöle bir kurabiye yaptık bu ilk görselden daha lezzetli ve ağızda dağılan bir kurabiye oldu. ilki biraz sertçeydi ...



Yani ben böyleyim ; ya sevdiceğimleyim ya da evdeyim. Alışverişe çok çıkmıyorum artık , eksik olmadıkça kozmetiğe bulaşmıyorum. Tembelim aslında ama bir yerden dirilmek istiyorum . Mesela kpss geçmiş yılların sorularını didikleyecek çözmek iş genel kültüre gelince sürekli okuma yapmak gibi planlarım var. İnanarak yapacağım bu sefer .. Kaybedecek bir şeyim yok işssizdim olmazsa yine işsiz olacağım ama sevdiceğim hep yanımda olacak inşallah :) Her şey başka şeylerle güzel olacak. Bu blogda belki ruh hallerimle dolup taşacak umarım keyifle okumaya devam edersiniz :)




Şarj edilebilir diş fırçalarına dair doğru bilinen yanlışlar

Manuel diş fırçası şarj edilebilir diş fırçası kadar iyi temizler!
Yanlış.  İlk kullanımdan itibaren şarj edilebilir diş fırçaları manuel fırçalara oranla  2 kat daha fazla plak temizler. Bu özellik dişlerinizin yalnızca dış görünümü için değil, sağlığı için de oldukça önemli. Plak, dişin dış kısmını kaplayan bakteri tabakasıdır. Bakteriler yediğimiz yiyeceklerdeki şekerle beslendikleri için, zamanla asit oluştururlar. Bu nedenle bakterilerin diş yüzeyine yerleşmesi, diş ve diş eti hastalıklarının en önemli sebeplerinden biridir.
Oral-B’nin elektronik fırçalarının tamamında fırça başlıkları yuvarlak olarak tasarlanmıştır. Bu yenilikçi tasarım sayesinde her dönüşte farklı bir açıyla dişin tüm yüzeyinin temizlenmesine olanak sağlar. Küçük boyutuyla her bir dişin yüzeyine ve diş aralarına rahatlıkla ulaşabilir.
Şarj edilebilir fırçalar yalnızca ağız ve diş sağlığı konusunda problem yaşayan kişilere tavsiye edilmektedir!
Yanlış. Oral-B’nin yaptığı bir anket çalışmasında, katılımcıların %39’unun ancak dişleriyle ilgili herhangi bir problem yaşadıktan sonra şarj edilebilir diş fırçası kullanmaya başlayacaklarını belirttikleri görüldü.
Ağız sağlığında tedaviden çok koruma yöntemi izlenmesi tavsiye edilmektedir. Çünkü dışarıdan yapılan herhangi bir müdahale, ne kadar iyi olursa olsun kendi dişinizin sağladığı rahatlığı ve fonksiyonelliği sağlamaz. Dişleri korumanın en önemli yolu, ağız ve diş problemlerinin bir numaralı sorumlusu olan plak tabakasını ortadan kaldırmaktır. Şarj edilebilir diş fırçaları, plak temizliği konusunda manuel diş fırçalarından %100’e kadar daha fazla etkilidir. Plak, yapışkan bir madde olduğu için diş fırçanızdan da ayrılması zordur. Bu nedenle diş hekimleri ortalama 3 ayda bir diş fırçanızı yenilemeniz gerektiğini söylüyor.
Şarj edilebilir diş fırçası da kullanıyor olsanız, 3 ayda bir fırça başlığı  değişimini gerçekleştirmek durumundasınız. Oral-B, elektronik diş fırçanızı kolayca yenilemeniz için değiştirilebilir başlıklarla size sunuyor.
Nasıl bir diş fırçası kullanıyor olursanız olun, diş fırçalama süreniz aynı olduğu için aynı etkiyi yakalayabilirsiniz!
Yanlış.  Diş hekimleri, dişlerinizi günde en az iki kez, 2 dakika fırçalamanızı öneriyor. Ancak yapılan araştırmalar ve klinik deneyler, dişlerinizi 2 dakika şarj edilebilir diş fırçalarıyla fırçalamanızın çok daha etkili sonuçlar almanızı sağladığını gösteriyor.
Şarj edilebilir diş fırçaları diş yüzeyine zarar verir!
Yanlış.  Yukarıda bahettiğimiz anketin bir başka ilginç sonucu da, anket katılımcılarının %5’inin şarj edilebilir diş fırçasının diş yüzeyine zarar verdiğini düşünmesi. Oral-B’nin şarj edilebilir diş fırçaları, basınç göstergesi sayesinde diş fırçasını dişinize çok fazla bastırdığınızda çalışmasını durduruyor.
Tüm şarj edilebilir fırçalar aynı özelliktedir!
Yanlış.  Herkesin diş yapısı birbirinden farklı. Bu nedenle Oral-B kullanıcılarına birbirinden çok farklı özelliklere sahip farklı şar edilebilir diş fırçaları sunuyor. Hassas dişetleri için, farklı büyüklükteki diş aralıkları için ya da sararmış dişleri beyazlatmak için birbirinden farklı bir çok diş fırçası modeli bulunuyor.
Detaylı bilgi almak için videoyu izleyebilirsiniz. Ürün alternatiflerini görmek için tıklayınız.
KAYNAK: www.uplifers.com

Bir boomads advertorial içeriğidir.

13 Kasım 2015 Cuma

Uygun Fiyatlı Kozmetik | Dudak Kalemi


Dudak kalemleri ile aranız nasıl ?  Eğer çok iyi değilse ve elimin altında bir iki tane bulunsun diyorsanız size uygun ama işe yarar bir marka tavsiye edeceğim. Kullanmayacağınız , köşede bekleyecek ürünlere öyle paralar dökmeye gerek yok diye düşünüyorum. Bayadır konuşuluyor Emily dudak kalemleri - Gratislerde 3 tl gibi bir fiyata satılıyor. sürüm kolaylığı , yumuşaklığı , yapısı , renk verişisini çok sevdim ama çok kuruyan dudaklarınız var ise uzak durun ... Kurak iklimlerde çatlayan tarlalar olur ya öyle gibi bir görüntü çıkıyor ortaya. Ama lip balm üzerine uygularım derseniz gideri var . Ben ıslak görünümlü,nemli,ışıltılı dudak sevmediğimden öyle uygulamıyorum.


Benim aldığım numaralar 201- 208. Sadece bunlar vardı da ondan eğer çeşit çok olsaydı hepsini alacaktım. Çünkü dudaklarımı çerçevelemeyi öğrendim :))) Ortaya çıkan görüntü de çok hoşuma gitti. Elimdeki rujlar genelde doğal tonlar  ama pembe tonlar da yok değil bu yüzden 201 benim joker kalemim. Cansız pembelerime bile can katar nitelikte. 208 ise kendi başına saçma durdu dudaklarımda fakat kahverengi tonunda olan 1 rujum ile karıştığında inanılmaz yumuşak bir kahve tonu çıktı ortaya o yüzden sevdim ama elim az gider. 


Benim Emily dudak kalemleri hakkındaki yorumlarım böyle idi. Biliyorsunuz ki herkesin kendi dudak rengi farklıdır ve ben uyguladığımda bir ton çıkar siz uyguladığınızda sizde başka bir ton çıkar bu yüzden almadan önce gidin ve deneyin.