29 Eylül 2014 Pazartesi

... Çünkü


Minnettarım çünkü 700 kişi olmuşuz. Herkese ayrı ayrı teşekkürler ; iyi ki varsınız :)
(Colins sonbahar - kış sezonuna  "blogger" temalı sweatshirt 'ler getirmiş ; resimlerimin kaynağı bu markadır ben kestim biçtim bu halde yayınladım :))



Mutsuzum çünkü son bir yıldır değişmeyen statüm :/ Benim ki kaç mevsim sürecek bakalım ki mevsimsel olmaktan çıktı bence !
( Olmayacak duaya amin diyorum ; ders çalışmaya çalışıyorum bir banka sınavı için ; bu karede algıda seçiciliğimin kanıtı)


Şanslıyım çünkü  "şımarımtırak çikolata " blogunun sahibesi ile tanıştım ; bir mutluyum bir keyifliyim sormayın :) Öyle bir ses tonu var ki bıcır bıcır neşe saçıyor öyle tatlı sohbeti var ki konu konuyu açıyor zamanı su gibi akıtıyor kısacası ben yeni bir dost kazandım hatta hayatıma yepyeni bir kapı  daha açtım :) Onunda her zaman Ankara'da bir kapısı olduğuna ikna ettim yani ettiğimi düşünüyorum. :) Şımarığım çikolatam beni hem varlığıyla hem de ince düşünceliliği ile çok mutlu etti :) Hediyelerimle hava atabilirim dimi :) Bal kız çok çok çok teşekkür ederim hayatıma kattığın renk , anılar ve hediyelerin için :) Muhabbetimiz bol olsun , inşallah :)


Hem mutluyum hem mutsuzum çünkü biz olabilmemiz için fedakarlık gösteren sevdiceğimin çabası ve azmiyle mutlu bunun karşılığında hep uzaklara gitmesiyle özlem doluyum yani azıcık mutsuzum. İstiyorum ki bir iş ; destek olayım. Bazı şeylerin kolay olmasını diliyorum ; kendi adıma. Şu sıralar hayatımın özeti ; tek kişilik.


farkındayım çünkü biliyorum. Siz de farkında olun ; sevin :)


Şükrediyorum çünkü çok seviyorum çok seviliyorum. Allah'ım nazarlardan saklasın mutlu çiftleri ve diliyorum Rabbim hepinizi iyi insanlarla karşılaştırsın ... Gönlünüze göre versin çok sevilin :) Amin.


Hadi Çünkü 'lerinizi paylaşın benimle ; Keşke'lerden uzak cümleleriniz bol olsun :)


25 Eylül 2014 Perşembe

...


Huzur dediğiniz bana göre bir yere ait olduğunuzu hissettiğinizde sizinle oluyor! Ait olunamamış bir aile bir ev varsa yaşamınızda huzurdan mahrum kalıyorsunuz çünkü kökü nereye bağlayacağına bilememiş , hiç kimseden vazgeçememiş ama en yakınına da sahip çıkamamış bireyler topluluğu oluyor o ev ya da aile! 
Ait olduğum değilde ait olmak istediğim bir yer burası ; hissediyorum huzur... Siz de hissedin ve hayal edin ! Buradasınız ve .....
"Kurşunlu Şelalesi"


Gerçek olduğuna inanamadığımız hikayeler duyuyoruz bazen ! Hikaye diyorsam halen inanamadığımdan... Bazısı fazla kusursuz , güzel bazısı aklımın alamayacağı kadar çirkin ve oldukça yanlış... Burası ise benim gördüğüm , kusursuzluğuna inandığım bir yer başkaları içinse varlığı muhtemel olan ve gerçekliğine ihtimal vermedikleri bir yer... Ama bu hikaye değil , hikayeden kesilmiş bir kare de değil bu insan elinin değmediği ama bir çok insanın gözünün değdiği , aklının kaldığı sakinlik yani gerçeklik yani kusursuzluk...


Bazen hayatımızda olup biten şeylere fazla müdahalelerde bulunuruz ! Elimizde değildir en iyisini isteriz ya ... Ama bilmeyiz bir şeyin en iyisinin bizim için iyi mi ? yoksa kötü mü? olacağını ! Ya da bizim için kötü olan bir şeyin çok sonradan aslında bizim için en hayırlısı olacağını kestiremeyiz ... Yaşamadan nasıl bilebiliriz ki zaten :) Bırakın su aksın ve yolunu bulsun... Bazen ne yapsak ne etsek olmaz ve olması gerektiğiyle mutlu olmak gerekir...


18 Eylül 2014 Perşembe

Yaz'ı uğurlamak gerek ...

geçtiğimiz hafta sevdiceğimin yıllık izni sebebiyle 7 günlüğüne Antalya'ya gittik ; on günlük yokluğumun sebebi idi bu cümle :)
uzun bir yolculuk olacağından ve orda burada mola vermemek adına  Ankara'dan çıkmadan bir güzel enerjimizi aldık :)
mekan ; çıtır simit ( başkent üniversitesi yolu üzerinde/hizasında )


aşk ile attığımız her adımın , geçtiğimiz her yolun nasıl güzelleştiğini iddia etmiyor ; kanıtlıyorum :)


O kadar yolun asıl amacı sevdiceğin ailesine ziyaret :) Antalyalı olmaları sebebiyle de güneş - deniz - sahil :) Bunun yanında bir de yayla gibi bir yerde konaklayacaksak da yediğimiz her şey organik :) En sevdiğim olduğundan bana özel bir ziyafetti bu mısır eee gelin olmak bunu gerektirir :p


Antalya bana kalırsa Türkiye'nin en ama en tabii güzel şehri !! İnsan yaşadığını hissediyor orada ... Yer gök mavi değil sadece çok ama çok yeşil de :) Bu resim Kurşunlu Şelalesine ait ve gerçekten adım attığımız yere " cennetten bir köşe " sanki dedik :)

İnsan saatlerce oturup sadece susmak istiyor burada :) mavinin bu tonuna aşık oldum ; yeşilin her tonunu gördüm !
(Kurşunlu Şelalesi)


Yanartaş maceramız ise anlatılmaz yaşanır :) 1 km boyunca taş merdivenler çıktık; tırmandığımız yerde üç beş taşın arasından çıkan yoğun gaz kokusu ve bu minik ateş ! Tamam sönmüyor olmamaları ilginç ama oraya bir yürüyen merdiven şart ! Buradan da anlaşıldığı gibi benden daha doğrusu bizden dağcı falan olmazmış :) Canımız çıktı çıkarken de inerken de



sevdiceğimle baş başa yemek yemek ayrı bir mutluluk benim için üstüne bu manzara da yemek apayrı bir huzurdu :)



Antalya iyi hoş yeşil mavi karışımı bir şehir tamam ama bir de bu yüzü var ! Çatı yok :/ Gün ısıları ile donatılmış karmakarışık ve bakımsız bir görüntü ... 



insan tatile geldiğini plamiye görünce hissediyor ha ne dersiniz :) özleyeceğim vallahi !


Kurşunlu şelalesinde kendimi bir masalın için de hissettiğim doğrudur :)


Manavgat şelalesine de gitmesem olmazdı ve tüüüüüm belgesel - gezi programlarında gösterdikleri bu tek kareyi çekmezsem hiç olmazdı :)))


Yaz'ı böyle güzel renklerle , aşkla uğurladım ! Daha güzel yazları buraya kaydetmek dileğiyle inşallah :)


17 Eylül 2014 Çarşamba

Okuma Halleri | Posta Kutusundaki Mızıka - Ali Ural


Bu yıl ne okuduysam hepsini ayrı ayrı sevdim ama bu okuduğum içlerinde en ayrısı! ( her okuduğuma bunu söylüyorum gibi geldi neyse çaktırmayın :) ) Neden mi ayrı çünkü  yazar öyle güzel kurmuş ki cümleleri öyle güzel ifade etmiş ki bazı duyguları hatta soru ve yanıtlarını içime işledi ... Uzun uzadıya burada paylaşacağım ve size bu kitabı okutturacağım ; net! Yani amacım bu :)

Kitap gönderilemeyen mektuplardan oluşuyor ve inanın mektubun sahibi olan "Sevgili Dost " için yazılan her satır sizi işliyor !

En sevdiğim , bana en çok dokunan satırları size aktarmaya başlayayım ;
(...)


Sevgili Dost ,
Üzüntülerimiz , günlük hayatımızdaki ödevleri bile normal bir şekilde yapmamızı engelliyor . Kederin ağına takılan balıklar , çırpına çırpına ölüyorlar . mutluluk bir seyahat şekli olması gerekirken , bir türlü ulaşılamayan hayali istasyonlar haline geliyor....

Sevgili Dost ,
Hayat , bilgi istediği gibi bedel de istiyor. Ekmeği tanıman yetmiyor, onu sofrana götürebilmek için
bedel de ödüyorsun.Postanedeki memurun "pul!" diye feryat etmesi boşuna değil. Hayat bedel istiyor.

Sevgili Dost , 
Kulaklar işgal altında. Bu yüzden kelimeler dökülüyorlar. Ağızların kapıları kırık. Bu yüzden kelimeler ayağa düşüyorlar. Bu söz yığınlarını kim kaldıracak ? Hiç kimse.

Sevgili Dost,
Yağmur korkuyu, çaresizliği ve yalnızlığı süpürüyor evimizden. Rahmet! Toprak kokusu geliyor penceremizden. Başlangıç topraktı , son da toprak . Üzülme güzel son, güzel başlangıçların olacak.

Sevgili Dost,
Kararma yağmayacaksan ; kürek çekme mahkumu olmayacaksan. Sorma tahammülün yoksa cevaba. Saati kurma durduracaksan!

Sevgili Dost,
Lütfen söyle !
Bizim yalana ihtiyacımız var mı ?

...
Bu alıntılar uzar gider ama tadında bırakayım ve geri kalan tüm güzel ve anlamlı cümlelerin izini sürmeye sizi davet edeyim :) Unutmayın ruhunuzunda doymaya ihtiyacı var ve bu işi gönül rahatlığı ile bu kitaba bırakın :)





4 Eylül 2014 Perşembe

Okuma Halleri | Son Kamelya - Sarah Jio


Sabırsızlıkla başladığım ve aklımın ucundan geçmeyecek şeylerin başıma gelmesiyle bıraktığım güzel kitap ; affet beni. Genel olarak Sarah Jio 'nun her kitabı beni heyecanlandırmayı , içine almayı , güldürmeyi , hüzünlendirmeyi  başarıyor. Son Kamelya yazarın okuduğum 3. kitabı ! Yağmur Sonrası'nı sona bıraktım ama araya başka kitaplar katmayı düşünüyorum üst üste aynı yazar bazen o kitabın harcanmasına sebep olabiliyor ve bunu Sarah'a yapmayı hiç düşünmüyorum :)



Mart Menekşeleri ve Böğürtlen Kışı kitaplarını çok çok sevmememin yanında Son Kamelya'nın yeri ayrı bende belkide kitabın verdiği duygunun tazeliğinden bu abartışım! Spoiler vermek benim yeteneğimin üstünde bu yüzden üzgünüm :) Bu kitap da ki her karakter kendine özgü bir merak uyandırıyor ve kitabın sonuna kadar benim gözümde herkes şüpheli idi ve bana göre kitabın tek kusuru Flora'nın ailesine olan durgunluğu , meraksızlığı idi ! Başta çok yadırgamıştım ama kitap beni sonuna doğru utandırdı ve ona da açıklı getirdi yani kusursuzlaştı :)


ee ne yaptım ben şimdi !
 Kitabı anlattım mı? yok ! Karakterlere açıklık getirdim mi ? yok ! 
Neyse canım ben çok sevdim zaten eminim bayanız da okumuştur :) Okumayanlar için tek diyeceğim kitabı yaşıyorsunuz ! Tasvir edilen her satır gözünüzün önüne kendiliğinden geliyor ve olay mahallinde kendinize yer bulabiliyorsunuz ! Sarah Jio 'yu bilenler buna alışkındır zaten :) Kime neyi anlatıyorum gibi bir hisse kapıldım yahu ben !

Öperim ; bu eylül bol okumalı olsun ! 

2 Eylül 2014 Salı

Her (An'ın /Mevsimin/Yerin...) Tadı Başka...

 kimimiz için çok ama çok canlı kimimiz için bir öncekinden hiç farkı olmayan yaz mevsimini ardımızda bırakıp sonbaharı kucaklamak gerek ; yepyeni umutlar ve bekleyişlerle! Sonbahar'ın tadı başka! Mesela ben sonbahar çocuğuyum ( 12 Kasım unutmayın heee  :) )


Aslında huzuru uzakta aramamak gerek ; sabah kahvaltısında , bir kitapta , uzun bir yolculukta , pencere kenarında , yürürken... Basit görünüyor ama bu saydıklarım için vakit ayıramayan o kadar çok insan var ki özellikle bir kahvaltı masası sıcaklığından mahrum kalan... Her anın tadı başka...


Kahve demek ; temizlik sonrası bir mola demek 
Kahve demek ; istenme telaşı - heyecanı demek
Kahve demek ; kırk yıl hatır demek
Kahve demek ; telvesinin aldığı şekil sebebiyle sonsuz hayal gücü pratiği demek
Türk kahvesinin tadı herkes de bir başka ... Sizde ?


 

Akşamların adı çıkmış ; yatağa girince tüm dertler bütün beynini sarar ve sabahlar olmaz ... Aslında akşamları değil midir şehir ışıl ışıl ve akşamları değil midir şehrin tüm kirini kapayan... Bir anlığına da olsa havai fişeklerle güzelleşen... Akşamları hüzünlenmek , düşünmek , dertlenmek yerine uyumayı deneyelim ; tadı orada :)


yine ayrı şehirlerde gün batırıyoruz , güne uyanıyoruz biz ! özlemek duygusu şu sıralar yaşadığım tek duygu diyebilirim ama düşünüyorum da önceden özlediğim tek bir insan yoktu ; abartmıyorum... Her özlem sonrası kavuşmanın daha da beni ona bağlamasına ne diyorsunuz peki ? Ama yine de çok ayrı düşmeyelim istiyorum ; özlemenin tadı bazen acı bazen tatlı bende ...Ama bi tadı olduğu kesin :)