21 Ocak 2017 Cumartesi

More Than Just MakeUp | Sleek Kaş Kalemi


Cık cık cık cık ... Vay arkadaş hiç mi yokluğunu hissetmediniz bu serinin insan bir uyarır ! Özgeeeeeeee makyaj yapmıyon mu arada ? İyice mi saldın kendini bi kendine gel falan filan. Cık cık cık .... şaka bir yana bu etiketi unutmuşum gitmiş :) Hatta o kadar uzun zamandır kozmetiğe para yatırmıyorum ki elimdekileri kullanıcam diye sadece olmayanların peşine koştum onları da indirimde bulamadım kazıklı aldım. Hal böyle olunca bir soğuyorsunuz. Yani ben doların kanatlanıp uçmasından sonra kıytırık markaların bile uçuk fiyat seviyelerinde  havalanmasına bozuğum.

Ama Sleek hakkını veren bir marka! Uygun mu ?! Dönem dönem cüzdanımın içine göre değişir ama orta halli fiyatlarını indirimde bulursanız daha bir keyif verici bir marka.


Etikete dönüş yazısı olduğundan girizgah uzun oldu ama söyleyeceklerim daha bitmedi. Kaşlar altın çağını mı yaşıyor yoksa karanlık çağını mı bilemedim ?! Kimisi aldırmıyor orman oluyor kimisi kıl tekniği ile kaş çizdiriyor kapkalın bir kaşa sahip oluyor kimisi de hala incecik aldırıyor. Herkese saygı duyuyorum ama kaş bu yani yüzünüzün karakteri ! Kendini toplasın , şekli yerine gelsin diye bir süre aldırmayabilirsiniz ama sonrasında altını üstünü temizler geçersiniz. Çok boşluklarınız varsa renginize uygun kaş farı ya da kalemleri ile işinizi görebilirsiniz. Kalıp ve tek model omaktan kaçınınız . Sonuçta herkesin yüzü ve kaşı farklı.



Ben nasıl başediyorum peki kaşlarımla ? Çok yoğun kaşlarım yok ! Aldırmazsam dağılıyor ve seyrek görünüyor bende 2 ayda bir aldırıyorum. Boşlukları da sleek kaş kalemi ile dolduruyorum. Yumuşacık sürümü ve güzel renk vermesi ile işimi öyle güzel görüyor ki kalp kalp ♡ Bir ucu kalem diğer ucu fırçası; kullanım kolaylığı ve pratikliği ile her makyajımın demirbaşı bu bir ritüel. Kaşlarıma acı ve kalıcı zarar ve kalıp görüntü vermeden güzelce ilgileniyorum. Madem kozmetiği seviyorsunuz sizde uğraşın ;bir kalıp model kaş yaptırıp yan gelip yatmayın. Atarımı da yaptım kaçtım.

Mutlu haftasonları diliyorum ^_^ 

20 Ocak 2017 Cuma

#OkumaHalleri | 2017/1 - Tek Kelimelik Sözlük - Ali Ural


Bazı kitaplar baş ucu kitabınızdır. Eliniz defalarca gider ! Bazen rastgele bir sayfasını açarsınız bazen içinden bir öykü / deneme seçer payınıza düşeni alırsınız bazende yetmez yeniden anlamak için okursunuz. Ben yeniden sindirmek için 2. Kez okudum bu kitabı. Kendimi kötü hissettiğim , umutsuzluğa sıkıştığım bir anda başladım. Yeni yılın ilk günü hemde! Her gün bir yada beş kelimesini işledim içime. Bazen ara verdim ; durmalıydım! Anladım. Bu yüzden 2017'nin ilk kitabını sizinle 2. Kez ama farklı satırlarla paylaşıyorum. Okumak isteyenler çıkar belki aranızdan :)


Dua : Yakarış . Dua : Çağırmak. Dua: Yalvarmak. Dua: Seslenmek. Dua: İstemek. Dua: Susmak. Dua: İhtiyacın anahtarı. Dua: Söz . Dua: Fiil. Dua: Hal. Dua: Hüzün dalgaları. Dua: Günahkarın merdiveni. Dua : Haberleşme. Dua: Özlem dili. Dua: Günahların gözyaşları. Dua : İnsanla Allah arasındaki köprü. Dua: Kalkan. Dua: Ok. Dua: Bulut. Dua: acz. Dua: Kudret. Dua: İp. Dua: Kuyu. Dua: Teslimiyet. Dua: Zikir. Dua: Tövbe. Dua: Namaz. Dua: Yardım talep etmek. Dua: Küçükten büyüğe yöneliş. Dua: İtiraf. Dua: Şükür..... Dua: Hâyâ dili. Dua: Hayat.

" Bana dua edin , duanızı kabul edeyim," ( Mü'min, 60) buyurdu Allah. Çağrıya kulak verdi insan, dua etti Allah'a. Ayakta, otururken , yürürken, yatarken kımıldadı dudakları. Dua ettikçe gücünün farkına vardı, dua ettikçe acizliğinin. Ve gerçek sahibine verdi kudreti sonunda , böylece özgürleşti. Dudaklarının kımıldamasıyla yetinmedi hem. Bir ağaç dikti , elleri kımıldadı. Bir hastayı ziyaret etti, ayakları. Bir kitap okudu, düşüneleri kımıldadı. Bir mektup yazdı , rüyaları. Tohum ekerek toprağı kımıldattı , sulayarak çiçeği. Bineğini bağladı bir gün kaybolmasın diye, harekete geçirdi aklını. Sonra öyle bir sustu ki, dua ettiğini anlamadı kimse, o derin sessizlikte kalbini kımıldattı. Ticaret yapar gibi istemedi rabbinden. Hatta hiç istemedi. Haliyle çaldı o yüce kapıyı. Kapı açılmadı sanarak korktu bazen . " Kapı kapanmadı ki hiç !" Diye uyarılı. Her şey takdir edilmişti ezelden.

-------------------

" Bir şeye karşı sabır." " Bir şeyden dolayı sabır." " Bir şeyde sabır." Ezberliyoruz tek kelimelik bir kitabın bütün sayfalarını : Sabır. Çevirdikçe yaprakları sonbahar geliyor, kış, ilkbahar, yaz. Zaman sabrın mihenk taşını gönderiyor bir göktaşı gibi. " A, kişi!" Diyor Mevlâna , " Asr suresinin sonunu dikkatlice oku da bak . Allah o surede sabrı hakla beraber andı , sabrı hakka eş etti. Yüz binlerce kimya yarattı ama , insan sabır gibi bir kimya görmedi."

-------------------

Güvenmeye ihtiyacımız var ! İnanmaya ihtiyacımız var çünkü. Şüphe gözlükleri eğip büküyor, kısaltıp uzatıyor... Şüphe köprüleri yıkılan bir bir : İnfilak ! Şüpheden barikatlar , sakın yaklaşma! Yaklaşma o lanet kente! Terazilerin eksik tarttığı , dudakların eksik söylediği... Sükûnet derme çatma arabasıyla terk ediyor şehri bir gece . Denge çatlak teknesiyle açılıyor kıyıdan . Huzur sıska atıyla karalığa karışıyor. Sözlük bir kelimesini ihbar ediyorgüvenliğe.
 "Güvenmek" "Küvenmek"ten geliyor. "Küvenmek" "Övünmek" demek! " Büyük görme kendini!" Hey ağalar ! Övündüğünüz ne! Bir de " Dayanma/Yaslanma" anlamı var kelimenin. Ağalar söyleyin , yaslanacağınız kim !

-------------------

İnsan iki korku arasındadır ; iki ecel arasında . Geçmiş ömründe yaptıkları hakkında Allah'ın nasıl bir hüküm verdiğini  de bilmez  , kalan ömründe ( niyet ve çabalarına göre) ne takdir edileceğini de. Dikkat! İki bilinmeyen bir bilgiye işaret ediyor. İki korku bir ümide. İki zorluktan bir kolaylık doğuyor. İki yoksulluktan bir zenginlik.

-----------------------

Hayırlı Cumalar.



18 Ocak 2017 Çarşamba

Mutfakta Bir Özge | Çikolata Parçacıklı Pastane Kurabiyesi



1 gün bekeyince ve çikolata parçacığı kadar kuru üzümlü, fındıklı da güzel olan çoook pratik bir kurabiye tarifi ile buraları kokutmaya geldim.  Çayla , kahve ile hatta sütle bile gideri var. O kadar leziz bi tarif ki pastane kurabiyelerini aratmıyor.

Hemen gerekli malzemelerden başlıyorum.

125 gr oda sıcaklığında yumuşamış margarin / tere yağ
1 çay bardağı sıvı yağ
1 yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilin
İstediğiniz kadar çikolata parçacıcığı
Ele yapışmayacak kıvamı size verene kadar un.

Aslında göz kararı gelişi güzel malzemeleri kardığınızda daha acemi ama daha güzel oluyor. İsterseniz şekeri azaltın kuru üzümlü yapın. Un miktarı size kalmış kıvam belli ele yapışmayacak.
 Bizim evde çikolata seven biri olduğu için genelde tatlıları ona yapıyorum . Yoksa tercihim kuru meyveli olurdu bu kurabiyede :)

Neyse yumurta ve şeker köpürttükten sonra diğer tüm malzemeleri kaba döküyorum ve elimle yoğuruyorum. Ele yapışmadığını görünce içine çikolataları katıp tekrar yoğuruyorum ve ceviz büyüklüğünde toplar yaparak tepsiye diziyorum. Sonrası 150 derece de altı pişene kadar bekletiyorum. Üstlerinin çok pembeleşmesine bakmıyorum bu kurabiyede altına bakıp karar veriyorum. :)


İşte böyle. İyi akşamlar :)

17 Ocak 2017 Salı

Geçmiş Günlerin Dedikodusu



Kartpostal gibi bir şehirsin ; Antalya. Seni çok seviyorum.


Çay yalnız içilmiyor diyeceğim ama hafta içi hep yalnız içiyorum yani içiliyor. Ama cumartesi , sevgili ile içince , çay içimi ısıtıyor , tadı oluyor .


Size bir sır vereyim mi ? Lisede en büyük dileğim Antalya da okumak ve oraya yerleşmekti. Ösym ile hayallerimi gerçekleştirememiştim. Ama her şeyde bir hayır vardı !  Şu "an" ne kadar da büyülü , mucizevi anlatamam ; anlayamazsınız.


 Taş gibi oturuyor günlerdir içime içime bir şeyler. Denize atsam batmaz... Böyle görünür ... Zaten yüzüme baksanız anlarsınız. Ben böyle görünürüm. Geçer biliyorum; kanun bu geçecek. Yani geçmeli ve düzelmeli bir şeyler. Mutlu olmasını istediğim canlarım var ; Allah yürü ya kulum desin istiyorum. Her şey çok güzel olsun ...


Canım pazar ; büyük nimetsin. Kıymetini hep bileceğiz hatta olursa çocuklarımıza bu pazar sofrasını miras bırakacağız. Şu masanın dili olsa bizi dökse ... Kah güler kah ağlarsınız.


Musmutlu günler diliyorum ; içimden geldi yazdım. Geçmiş günlerin fotoğrafları olurlar . Bugünümüze şükür yarınımıza umut. Kendinize çok iyi bakın yarın mis kokutcam buraları yine az hamaratımda söylemesi ayıp :))))




12 Ocak 2017 Perşembe

Günü Gününe Uymayangiller.


Güne geç başlamak istedim . Uyandım uyudum , uyandım uyudum sonra hop bir kabus uyandım. Evet bu sefer uyandım. Kalkmadım yataktan ; telefonumla oyalandım ; instagramda neler olmuş , gazete başlıklarında ne var şöyle bir karıştırdım. Hazırdım kalkmaya ama güne geç başlayınca dünya tembeli oluyorum daha kahve bile içmedim düşünün. Şu fotoğrafı instagramımda görünce haydi kalk kalk dedim. 
Kalktım ama markete.


Hafta sonu o özenle hazırladığım kahvaltılar nerdeee hafta içi nerde. Evde ekmek bile yoktu bende elmalar ziyan olmasın diye yaptığım elmalı kurabiyelerimden yedim yanınada ıhlamur kaynattım. Neydi ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler miydi ?!  Yedik efendim.


Son zamanlarda hep uyuyasım var. Kötü bir ruh haline bütündüm. Halim yok. Sanırım hasta olacağım. Havalardan mıdır bilmem ama durup durup içime bi sıkıntı düşüyor. Aklımın doluluğunu erteleyip; anın tadını çıkarmak bir yere kadar.


Moral olsun diye kahve içtiğimde kapatıp deryoşa ( Derya Abla uygulaması) yolluyorum.  Hah ne kadar saçma değil mi ? Yapıyorum ama. İyi de dese kötü de dese olmuyor , çıkmıyor. Hayatımın belirsizliklerden ibaret olup akıp gitmesi , yorgunluğu hala benimle hatta üstüne kattık azaltmadık. Hayırlısı böyleymiş diyebilmek. Artık en büyük bahanem oldu.


Yinede hakkınızda hayırlısı ne ise o bulsun sizi. Hayırsızsa öte dursun ...